1984 yılından bu yama ticari fotoğrafçılık ( moda ve reklam) yapıyordum fakat bir kaç sene önce emekli oldum. Halen bu şekilde gelen işleri yapıyorum ama daha çok kendi fotoğrafılığıma konsantre oluyor, danışmanlık ve eğitim verip ve yazıyorum. Stüdyom, Potkastudios (http://www.potkastudios.fi/), halen 10 çalışanı ile mevcudiyetini devam ettiren bir kaç yüzyıldır önde gelen Finli reklam stüdyosu . Dijital fotoğraf.ılık alanında bir kaç kitap yazdım ve bir tane´Bel Aire´ adında bir fotoğraf kitabı hazırlayıp bastırdım. 70'lerin sonundan bu yana fotoğraflarımı tek veya grup sergilerinde sergiledim .Kişisel galerim ve bloguma  http://pekkapotka.com/ linkinden ulaşabilirsiniz.
70'lerde ben halen çok amatörken ilk gerçek fotoğraf makinem OM-1 'di ve kesinlikle XA'ye aşık oldum. XA olmadan hiç bir yere gitmedim. Profesyonel kariyer hayatım boyunca çoğunlukla orta ve geniş formatlı kameralarla stüdyoda çekim yaptım. Dijital hayata ilk adapte olanlardandık. 90'ların başında silindir yazıcılarında yardımı ile dijital işleme yapıyordum. Ve 1997'de geriden üç çekim ile dijital fotoğrafçılığa başladık .Son zamanlarda  kendime ait olan Nikon ve Canon 20+ megapiksel gövde ekipmanlarım vardı. Fakat şimdi kaybettiğim aşkımı Micro Four Thirds'de buldum. E-P1 ve E-P2  her ikisinide çıktıkları ilk günden beri kullanıyorum. Geçen yıl her zamankinden daha çok fotoğraf çektim ve yaz aylarından bu yana hepsi sadece PEN ile çekildi. Özellikle bana OM ve XA zamanlarındaki akıcılığı veren  VF-2 vizör ile E-P2 kullandım. Benim için artık fotoğrafik olarak ağır ekipmanlardan kurtulduğumu söylemek mümkün. Benim için raw megapiksel IQ her zaman QI: Görüntü kalitesinden daha düşüktü. Ayrıca daha mükemmeliyetçi olduğumu söyleyebilirim. Daha düşük teknik kalitede bile görüntülerden asla ödün vermem.

Büyüt Büyüt Büyüt Büyüt
   
Büyüt Büyüt Büyüt Büyüt
       
   
Büyüt Büyüt Büyüt Büyüt